Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Kırmızı Marks&Spencer Üst

Çook uzun zaman sonra birşeyler yazayım dedim. Çok istikrarsız gidiyorum biliyorum. Ama elimden geleni yapmaya çalışacağım daha fazla yazmak için….
Sezonun başında Metrocity Marks&Spencer mağazasının girişinde teşhir edilen bu kırmızı üst çok hoşuma gitmişti… Şimdi de internette gezinirken karşıma çıktığı için paylaşmadan edemedim açıkçası…
Kırmızı ile lacivertin uyumuna zaten diyecek gel gör ki yakadaki damla şeklindeki pencerelerdi beni cezbeden…. Bu üstün fiyatı 129,90-TL. İlgilenenlere duyurulur …

Yarattığımız Hobi Köşesi

İşte burası da duvarını kendi boyadığımız,masasını eşimin yaptığı minik hobi köşem. Bilgisayarı da araya sıkıştırıverdik . Biraz minik bir köşe ama yetiyor bana… 

 Üst rafın sağında görülen pembe puantiyeli ahşap beyaz kutu ise eskiden bir rakı kutusuydu. Bu kutunun sürgülü ve mikadan yapılmış bir kapağı mevcut. Ben bu kutuya hiç kıyamadım ve atamadım. Ne yapayım diye düşünürken dikiş dikmeye daha yeni başlayan birisi için yeterli olur bu kutu diyip dikiş kutusu olarak kullanılmak üzere ahşap boyasıyla bir tarafını beyaz üzerine pembe puantiyeli diğer tarafını ise pembe üzerine beyaz puantiyeli olarak boyadım ve şu anda görmüş olduğunuz hali aldı o kayın içki kutusu…

Beyaz raflar evimizin herşeyi IKEA’dan alınıp eşim tarafından duvara monte edildi. Yapı marketten kestirdiğimiz beyaz mdf yi , duvara monte edebilmek için kullanılan ayaklardan(beyaz) alıp eşim monte etti. akşamları oturma odamızda yemek yemek için bir masaya ihtiyacımız vardı. Fakat masa için yeterli yerimiz yoktu. Bu sorunu da eşimin duvara taktığı mdf altına IKEA’dan aldığımız  bu masayı koyarak çözdük. Yerden de tasarruf etmiş olduk.

Oturma odamızın duvarları bembeyazdı. Hobi köşemin bulunduğu duvarı sarıya boyadık.  Böylece çok güzel bir enerji verdi odaya. Güneş doğmuş gibi … Daha oturma odamda bitirmediğim daha doğrusu yapmak istediğim birçok şey var. Rengarenk yastıklar, hobi köşemin raflarının altına renkli organizerler, abajur vs… İşten artakalan zamanda yapabildiğim kadar yapacağım inşallah…

Görüşmek üzere..

Yamalı Bohça

Yazmayı çok ihmal ettim çok…Umarım bir daha bu kadar çok arayı açmam. Aklımın hep bir köşesinde blogum var ama maalesef bir türlü toparlayamadım işi gücü , kendimi…

Öncelikle geç de olsa 2012 yılının tüm iyi kalpli, iyi niyetli insanlara güzel sürprizler getirmesini, kalplerden geçeni gerçekleştirmesini diliyorum.Sağlıklı, mutlu, huzurlu ve hayatımızı rahat yaşayabilecek kadar paralı bir yıl olması dileğiyle…

Aşağıda yaklaşık 2 ay önce canım annemle kaplamaya başladığımız ama yine kendimi düzene sokamamam sebebiyle bir türlü tamamlayamadığım yamalı bohça halindeki oturma odamın köşe koltuğunu görebilirsiniz. Eski evimde bu kıpkırmızı koltuğumuzu çok severek kullanıyorduk. Yeni evimize taşınınca oturma odamızı beyaza boyadık ve kırmızı koltuk gerçekten çok gözüme batmaya, rahatsız etmeye başladı. Ben de çılgın bir cesaretle “Evet kaplayabiliriz bu koltuğu annemle” demeye başladım. Etrafımdaki insanlar pek inanmayan gözlerle baksa da umudumu yitirmedim . Eşimle birlikte Ikea yollarına düşüp kese kağıdı rengindeki bu kumaşı aldık. Önce annemle sonra da eşimle birlikte koltuğu aşağıdaki resimde gördüğünüz seviyeye kadar getirebildik. Ama sonrasında 2 aydır koltuk bu şekilde tarafımızdan kullanılmakta (çok tembelleştim ben çook…) Bu haftasonu projem koltuğumuzu bitirip bu yamalı halinden kurtarabilmek (Umarım!) Üstüne de değişik renklerde yastıklar yapmak istiyorum… Bitirdiğimde paylaşmak dileğiyle…

Herkese sevgiler…

ACIMIZ BÜYÜK!

Bu vatanı bölmeye çalışanlar, hayal dünyası geniş olduğu için koskoca Türkiye Cumhuriyeti ile savaş  halinde bulunduğunu zannedenler , uykudan uyanıp ne zaman göreceksiniz ki son şansınızı da yitirdiğinizi !

Acımız çok büyük ! İçimiz yanıyor. PKK  denen alçaklığa neden bu kadar onurlu insan feda ediyor diye kendini…Düşünsenize bu onurlu insanlar olmasa bu alçakların şenliğini!!!

Nurlar içinde yatın her geçen gün bu vatanın topraklarını daha da değerlendiren onurlu şehitlerimiz!Öyle bir değer verdiniz ki bu memlekete , bu davayı asla geri dönülemez kıldınız herkese!!!

MEKANINIZ CENNET OLSUN, SEVDİKLERİNİZ ALLAH’A EMANET !

Daha önceden başlayıp burada da paylaştığım, arkadaşımın doğacak kızı için ördüğüm battaniyeyi en sonunda bitirdim. Burada da anlattığım gibi çift katlı somon ve kahve tonunda haroşo olarak ördüğüm battaniyenin etrafına sonradan ilmek çıkararak kenarları ekledim. Ve en sonunda da uğraşması sıkıcı ama sonucu hayal edince katlanmaya değer ponponları yapıp battaniyeye ekledim. Oldu mu size yumuşacık pofidik bir battaniye!

Sağlıklı ve mutlu günlerde bu battaniyenin altında huzurla tatlı rüyalara dal Bade’m! Seni sabırsızlıkla bekliyorum.

Açlık Oyunları

AÇLIK OYUNLARI Suzanne Collins’in ( http://www.suzannecollinsbooks.com/ ) kitapta okuyucuya hitap ettiği bölümde de belirttiği gibi henüz küçük bir çocukken okuduğu Theseus’un hikayesinin, bilincinin derinliklerine kazınmasıyla temeli atılmış, yetişkinlik zamanlarında ise izlediği reality programlarıyla ortaya çıkmış bir eser.

Açlık Oyunları işkencesi, Kuzey Amerika’da on üç ayrı mıntıkaya ayrılıp bu mıntıkalarca çevrelenmiş, başkenti Capitol olan  Panem ülkesinde yaşanmaktadır. Bu oyun denen insanlık dışı uygulamanın çıkışı ise sözkonusu on üç mıntıkanın Capitol’e karşı ayaklanması ve bunun sonucunda bir mıntıkanın yok olması diğer mıntıkaların ise bir daha barışın bozulmaması için yapılan İhanet Anlaşması’na uymasının sonucunda gerçekleşmiştir.

Açlık Oyunları’nın kurallarına gelince; mıntıkalar her sene kura ile belirlenen 1 kız 1 erkek olmak üzere 12-18 yaş arasında haraç adını verdikleri iki çocuğu bu oyuna dahil etmek zorundalardır.  Toplamda 24  haraç hayatta kalabilmek için Capitol tarafından oluşturulan kimi zaman çöl, kimi zaman yırtıcı hayvanlarla dolu orman gibi yarışma ortamlarında ölümüne mücadele vermektedir. En son hayatta kalan haraç yarışmanın galibi sayılmaktadır. Yarışmayı kazanan bu haraç hayatının geri kalan kısmında çok rahat yaşayıp ayrıca ait olduğu mıntıkaya da büyük ödüller sağlamaktadır.

Kitabın kahramanı Katniss, avcılıkta ve bitkiler konusunda oldukça fazla bilgisi olan mıntıkaların en fakiri Onikinci Mıntıka’da yaşayan, babasının maden patlaması sonucunda ölmesinden sonra küçük kız kardeşi ve annesine bakma sorumluluğunu yüklenmiş,  onaltı yaşında akıllı ve cesur bir kızdır. Toplama günü denen kura gününde kuradan tüm inancıyla kardeşinin çıkmaması için dua ederken 12. Mıntıka’nın eskortunun, Katniss’in minik kardeşi Primrose’un adını anons etmesiyle dünya başına yıkılır ve hiç düşünmeden kardeşi yerine gönüllü olarak yarışmalara katılır.  

Daha sonrasında ise hayal edemeyeceğiniz olaylar, yazarın akıl oyunları ile dolu yarışma macerası kendimi ister istemez Katniss’in yerine koymamı sağladı.  Kitabı okurken beni en çok da yazarın  olayları sanki gerçekten yaşamış hissine kapılmamı sağlayan kusursuz kurguları hayrete düşürdü.

Bir kitap özeti yazıp da kitabı henüz okumamış olanlar için olayın heyecanını söndürmek istemiyorum. “Açlık Oyunları”  ilk kez Eylül 2008’de basıldı. Üçlü bir seri olarak yazılan eseri takip eden diğer kitaplar ise Eylül 2009’da basılan “Ateşi Yakalamak” ve  Eylül 2010’da basılan “ Alaycı Kuş” tur. Ben Açlık Oyunları’nı bitirir bitirmez ikinci kitabı olan “Ateşi Yakalamak” a başladım bile. Bitirince paylaşmak üzere…

Örgü Bebek Battaniyesi

Çok yakın bir arkadaşımın Ocak’ta bir kızı olacak. Eh malum yakın bir arkadaş ve teyze olarak da tabi hemen hazırlıklara başladım. Aşağıda 10 gün önce örmeye başladığım yün battaniyenin henüz bitmemiş halini görebilirsiniz. Bu battaniye tamamen çift katlı ipten haroşo örgü ile örülmektedir. Daha sonrasında da üstüne ponponlar eklenmektedir.

Ben bu battaniye için biraz daha bebek renklerinden uzak olan somon ve kahve tonunda iki renk seçtim. Battaniyenin bütünü bittikten sonra somon rengi alanların üstüne kahve , kahve alanların üstüne ise somon rengi ponponlar yerleştireceğim. Daha önceden de bir başka arkadaşımın kızına yapmıştım. Ama o zaman lila ile beyaz renklerini kullanmış, çok güzel bir sonuç almıştım.

Öncelikle somon rengi iple 100 ilmek atarak başladım. 7 sıra boyunca her iki yandan birer azaltarak battaniyenin kenar şeridini yaptıktan sonra kahve ipe geçtim. 9 sıra boyunca haroşo örüp daha sonrasında da yine somon rengi ipe geçip yine 9 sıra ördüm. Battaniye istediğiniz boyuta gelene kadar bu şekilde 9’ar sıra halinde örüyorsunuz. İstediğiniz boyutu yakladığınızda ise başta yaptığımız  kenar şeridi için bu sefer her iki yandan  7 sıra boyunca birer ilmek arttırıp kenar şeridini bitiriyorsunuz. Diğer iki kenarın şeridini yapabilmek için de kenarlardan her sıraya 1 ilmek gelecek şekilde ilmek çıkarıp yine her iki yandan 7 sıra boyunca 1’er ilmek arttırıp bitiriyor ve her ilmek arttırırken diğer kenar ile de birleştiriyorsunuz. Böylelikle battaniyenin köşelerini dikmek zorunda da kalmadan daha güzel bir görüntüye sahip oluyorsunuz.

Oldukça basit olan bu model hem yumuşacık hem de çook sevimli oluyor. Bitirdiğim zaman bitmiş halini de paylaşacağım.